Ege ve Marmara kıyılarında son yıllarda sayısı artan rüzgâr santralleri, bulundukları ilçelerde ekonomik bir hareketlilik yaratıyor. Kurulum dönemlerinde nakliye, inşaat ve montaj işlerinde yüzlerce kişi çalışırken, santral devreye girdikten sonra sahada kalan teknik ekip birkaç düzine kişiyle sınırlı kalıyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjinin yerel istihdama katkısının nasıl kalıcı hâle getirilebileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Kurulumdan sonra ne kalıyor?

Sektör temsilcilerinin aktardığı kurgusal verilere göre orta ölçekli bir rüzgâr santrali, kurulum sürecinde 300 ila 400 kişiye geçici iş sağlıyor. İşletme döneminde ise bakım, izleme ve güvenlik için 20 ile 40 arasında kalıcı çalışan yeterli oluyor. Enerji ekonomisti Doç. Dr. Levent Sarıkaya, asıl istihdam potansiyelinin sahada değil, tedarik zincirinde yattığını düşünüyor: kanat, kule ve elektronik bileşen üretimi, bakım hizmetleri ve teknik eğitim.

Rüzgâr projelerinde aşamalara göre tahmini istihdam (kurgusal örnek)
AşamaSüreTahmini çalışan
Planlama ve izin1-2 yıl15-25
Kurulum8-14 ay300-400
İşletme ve bakım20-25 yıl20-40
Yenileme6-10 ay100-150

Uzmanlar, yerel halkın projelerden daha fazla pay alabilmesi için meslek liselerinde ve yüksekokullarda rüzgâr türbini teknisyenliği programlarının yaygınlaşması gerektiğini vurguluyor. Bazı ilçelerde santral işletmecileri ile meslek okulları arasında staj anlaşmaları yapılmaya başlandı. Bu sayede bölgede yetişen gençlerin, başka kentlere gitmek zorunda kalmadan nitelikli işlere erişmesi hedefleniyor.

Yerel ekonomiye katkının bir diğer boyutu da hizmet sektöründe ortaya çıkıyor. Konaklama, yemek ve ulaşım hizmetleri kurulum döneminde canlanırken, uzun vadede bu etkinin sürmesi büyük ölçüde bakım ekiplerinin bölgede kalıcı olarak yaşamasına bağlı. Sarıkaya, enerji yatırımlarını yalnızca kurulu güçle değil, bıraktıkları beceri ve iş birikimiyle de ölçmek gerektiğini söylüyor.