Her sezon başında aynı manzarayla karşılaşırız. Kulüpler kadrolarının yarısını değiştirir, yeni bir başantrenörle yeni bir proje duyurur, taraftara büyük hedefler vaat eder. İlk birkaç yenilgide ise sabır tükenir, değişiklikler başlar. Bu yıl Ankara'da Anadolu Kartalları Basketbol'un yaptığı ise tam tersiydi. Takım, üç sezondur aynı başantrenörle ve kadrosunun büyük bölümünü koruyarak yoluna devam ediyor.
Uyum satın alınamaz
Basketbolda oyuncuların birbirini tanıması, kâğıt üzerindeki yetenekten çoğu zaman daha belirleyicidir. Bir oyun kurucunun pivotunun hangi anda perdeye geleceğini bilmesi, bir kanat oyuncusunun takım arkadaşının hangi açıdan şut atmayı sevdiğini bilmesi, aylarca birlikte çalışmanın ürünüdür. Bu uyumu transfer döneminde satın alamazsınız. Ancak zamanla, birlikte yaşanan galibiyet ve yenilgilerle inşa edebilirsiniz.
Elbette sabır her zaman başarı getirmez. Bazen yanlış kurulan bir kadroda ısrar etmek de hatadır. Ancak burada önemli olan, kararların sonuç tablosuna değil, oyunun gelişimine bakılarak verilmesi. Başkent derbisinde geriye düşen takımın paniğe kapılmadan oyununu sürdürmesi, bu yaklaşımın sahadaki karşılığıydı. Oyuncular ne yapacaklarını biliyordu, çünkü bunu yüzlerce kez birlikte denemişlerdi.
Bu takımın sezonu nasıl bitireceğini bilmiyorum. Belki kupa kazanamayacaklar, belki play-off'ta erken elenecekler. Ama şunu biliyorum: Kentteki çocuklar bu takımda kendilerini tanıyor, aynı oyuncuları yıllarca izleyebiliyor. Kulüplerin unuttuğu en önemli şey belki de budur. Taraftar yalnızca kazanmak istemez, sevebileceği, bağ kurabileceği bir takım ister. Süreklilik, bu bağın en sağlam harcıdır.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.